Mide İltihabı Kanser Yapar Mı, Etkileri Nelerdir?

Semptomları göz ardı edilen ve kronik bir hal alan gastritin tedavisinde geç kalınması ve bireyin fizyolojik özelliklerinin kansere yatkın olması, mide iltihabının kansere evrilmesinin önünü açar

Mide İltihabı ve Kanser Arasındaki İlişki

Halk arasında gastrit olarak bilinen ve hayli sık rastlanan mide iltihabı, çoğunlukla midede ağrı, yanma hissi ya da bulantı semptomlarıyla ortaya çıkan ve gerek semptomların çeşitliliği gerekse de hastalığın yayılım süresinin farklılığına bağlı olarak akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılan sindirim sistemi problemi olarak tanımlanabilir.

Hastalığın doğrudan sindirim sisteminin temel elemanı olan mideyi etki altına aldığı düşünülürse, olumsuz etkilerinin yalnızca mide ile sınırlı kalmayacağını, sindirim sisteminde görev yapan organ ve dokularda da hayli olumsuz etkilere sebebiyet vereceğini görmek mümkündür.

Mide iltihabının gerekli önlemler alınmadığı takdirde hastada ortaya çıkmasına sebep olabileceği olası problemlerden bahsetmeden önce, hastalığın oluşumuna zemin hazırlayan faktörlere değinmek gerekir.

Mide hastalığı nedenleri kapsamında karşımıza çıkan faktörler;

  • Mide iç yüzeyinde tahriş edici etkiye sahip olan ilaç kullanımı. Özellikle ağrı kesici ilaçların birçoğunun bu tarz bir etki yarattığı ve bu nedenden ötürü bilinçli kullanılmaları gerektiği uzmanlar tarafından sık vurgulanan bir uyarıdır.
  • Yüksek düzeylerde sigara ve alkol tüketimi.
  • Bakteri ve virüslerin etkisi.
  • Aşırı ölçülerde acı, ekşi yahut yağlı besin gıdalarının tüketimine ek olarak asitli içeceklerin tercih edilmesi.
  • Günlük yaşam temposunun getirdiği yoğun duygu değişimi ve stres.

 Cinsiyet ve yaş ayrımına tabi olmayan mide iltihabı, bir önceki paragraflarda da ifade edildiği gibi akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır. Burada kansere dönüşme ihtimali olan türünün kronik olduğunun altını kalın çizgilerle çizmek gerekir.

Özellikle tanı ve tedavisi ihmal edilen kronik gastrit hastalıklarında, mide iç yüzeyinde doku değişimi görülme riskinin arttığı kliniksel vakıalar üzerinde yapılan araştırmalarla ispat edilmiş bir durumdur. Gastrit hastalığıyla birlikte kanserojen içerikli tüketim gıdası ya da nesnelere maruz kalan bireyler, tüm bunlara ek olarak; genetik faktörler açısından da kansere yatkın ise mide kanserinin görülme riski hayli artar.

Tüm bunlara bakıldığında, mide iltihabının kansere dönüşebileceğini fakat bu dönüşümün gerçekleşmesi için birtakım şartların olduğunu rahatlıkla ifade etmek gerekir. Dolayısıyla tüm mide iltihapları kansere dönüşür ifadesi kesin bir şekilde asılsızdır ve dayandığı bir gerçeklik temeli yoktur.

Mide kanserlerinin önemli bir kısmı ön planda gastrit yahut reflü hastalıklarına y er vererek, arka planda sessiz bir şekilde ilerlemeye devam eder. Bu durum hiç şüphesiz hastalığın tanı ve tedavisini zorlaştıran etkenlerin başında gelir.

Kesin bir şekilde kanser tanısı koyulabilmesi adına endoskopi tekniği ile görüntüleme ve midedeki dokulardan parça alınarak inceleme yapmaya imkan veren biyopsi işleminin kullanılması gerekir. Kanser tanısı koyduktan sonra diğer tüm kanser çeşitlerinde olduğu gibi evrelere yapılır ve bireye özel tedavi planı belirlenir. Tedavi planı kapsamında radyoterapi ve kemoterapi ilk aşamada tercih edilerek kanserin ilerlemesi durdurulur, daha sonrasında ise cerrahi müdahale ile kanserli dokular temizlenir. Burada altı çizilmesi gereken bir nokta; kanserin tamamıyla temizlenmesinin oldukça kritik olduğudur. Müdahale sonrasında dokularda kalan kanserli hücrelerin kemoterapi yahut radyoterapi ile tedavi edilmesi mümkün değildir.

Kansere Dönüşen Mide İltihabı İçin Önlemler

Mide iltihabının kansere dönüşme olasılığını kuvvetlendiren temel etkenlerin; tedavide gecikme, bireyin genlerinin kansere yatkınlığı ve kanserojen maddelere maruz kalması olduğu göz önünde bulundurularak, bu faktörlerin oluşumuna zemin hazırlayan etkenlerin ortadan kaldırılmasının, kansere dönüşen mide iltihabına önlem niteliğinde olabileceğini ifade etmek gerekir.

Bu kapsamda bakıldığında mide iltihabı olduğunun farkında olan ve olmayan bireylerin kanserin önüne geçmek amacıyla alabileceği önlemleri şu şekilde listelemek mümkündür;

  •  Mide bazlı şikayetlerin asla göz ardı edilmemesi ve kesin bir şekilde hekim kontrolüne başvurulması.
  • Gastrit teşhisi konulan hastaların, düzenli kontrolleri aksatmaması ve hekim tavsiyelerine uyması.
  • Hastalığa neden olması muhtemel faktörlerin ortadan kaldırılması noktasında bireyin özverili olması.
  • Özellikle stres kaynaklı gastrit teşhisi konulan hastaların imkanlar dahilinde stres kaynağından uzaklaşması.

 Toparlanacak olursa; kansere dönüşme ihtimali olan gastrit hastalığında, bu ihtimali en aza indirmek ve yaşamına sağlıklı bir şekilde devam etmek, büyük ölçüde hastanın inisiyatifi altında olan bir durumdur.

Elbette hekimin, hastaya uygun bir tedavi planı yapmasının da etkisi vardır. Dolayısıyla gastritin kansere evrilmemesi adına hasta, üzerine düşen tüm sorumlulukları eksiksiz bir şekilde yerine getirmeli ve hastalığın takibini yapmaktan asla vazgeçmemelidir.



1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...
Yorum ekle