Mide Kelepçesi Ameliyatı Yapım Aşaması ve Ameliyat Sonrası İyileşme

Mide kelepçesi ameliyatı; obezite soruna karşı mide hacminin küçültülerek hastanın daha az oranda yemek yemesini sağlayan oldukça kolay bir müdahale şeklidir.

Mide Kelepçe Ameliyatı

Hastanın beslenmesini dengelemek, yediği yemek oranını azalmasını sağlamak amacıyla yapılan mide küçültme ameliyatlarında oldukça küçük kesikler açılmaktadır. Hastanın mide bölümünün üst kısmına takılan kelepçe aynı zamanda küçülmesinin ve büyümesinin sağlanması amacıyla; cilt altından kontrol edilebileceği şekilde tasarlanmıştır. Mide kelepçesinin takılmasında amaç; midenin hacminin küçülmesini sağlayarak yemek yeme oranında azalma sağlamaktır.

Mide Kelepçesi Ameliyatı 

Yapım Aşamaları

Mide kelepçesi ameliyatının yapım aşamalarını şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Ameliyat bölgesi temizlenir
  • Hastaya genel anestezi uygulaması yapılır.
  • Mide kelepçesi ameliyatını gerçekleştirmek amacıyla ilk olarak vücutta cerrahi aletlerin girebileceği küçük delikler açılır. Bu delikler mide üzerinde sağ ve sol tarafta; yukarda ve aşağıda olmaktadır.
  • Deliklere birer tüpler yerleştirilir.
  • Operasyon ameliyat bölgesinin çevresinde açılan deliklere yerleştirilen bu tüplerin içinden geçen; son derece gelişmiş teknolojik cihazlarla yapılmaktadır.
  • Mideye takılacak olan kelepçe bu küçük tüplerin içinden geçirilerek vücuda sokulur.
  • Slikondan yapılan bu bantlar hastada herhangi bir yan etki ya da alerji oluşturmayacak şekilde imal edilmiştir.
  • Kelepçedeki bantlar yemek borusuyla midenin birleştiği bölgeden tam olarak üç dört santimetre aşağısına takılarak midenin üst kısmını bir pantolon kemeri tarzında çevreleyerek yerleştirilir.
  • Burada amaç yenilen besinlerin mide kısmının üst kısımda kalan bölgesinde birikip; kum saatine benzeyen şekilde yavaşça şekilde alt mideye geçmesidir. Bu şekilde midenin üst tarafı dolduğu zaman hemen hastada tokluk ve doyma duygusu yaratılacaktır. Bu sebeple hastanın aldığı besinler daha  az oranda tüketilecektir. 
  • Mide kelepçesinin iç bölümü uzun bir balona veya bisikletin lastiğini andırmaktadır.
  • İnce silikon bant yine incecik tüpler vasıtalarıyla derinin alt kısmına yerleştirilerek porta iliştirilir.
  • mide kelepçesi sırasında balon inmiş olarak şişirmeden o şekilde bırakılır.
  • Operasyon alanı kapatılır. 
  • Bir aydan sonra bu bant; cilt altında yerleştirilen port vasıtasıyla serum encekte edilerek ağır bir şekilde yavaşça şişirilir.  Yapılan operasyondan sonra midenin boyutu kolay bir müdahale  sayesinde küçültülerek büyütülmektedir. Hastanın yemek alışkanlıkları buna bağlı olarak değiştirilmektedir

Ameliyat Öncesi Hazırlık Dönemi

Mide kelepçesi ameliyatı sırasında oluşabilecek komplikasyonları minimuma indirmek ameliyat sonrası iyileşme sürecini hızlandırmak için hastanın bu operasyonlara; öncesinde hazırlanması oldukça büyük önem taşımaktadır.

Mide kelepçesi takılacak olan hastaya ameliyat öncesi yapılacak hazırlıklar şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Metabolizma ile ilgili olan bütün ölçümler ve tetkikler yapılır.
  • Hastanın midesinin hareketlilik ölçümleri yapılır.
  • Gereken kan tahlilleri ve endokrinoloji ile ilgili olan konsültasyonlar yapılır
  • Ultrasonografi çekilerek hastanın sindirim sistemi ve midesinin gerekli olan ölçümleri yapılır.
  • Endoskopi yapılarak hastanın pH ve motilityle ilgili tetkikleri yapılır.
  • Apne şikayeti bulunan hastalarda; göğüs hastalıkları, solunum testleri ve polisomnografi testleri yapılır.
  • Ameliyat sırasında uygulanacak olan anestezi ile ilgili olarak gereken konsültasyonlar yapılır.
  • Hasta psikolojik olarak yapılacak olan müdahaleye hazırlanır.
  • Bir gün öncesinden yemek yemesi veya herhangi bir sıvı tüketiminde bulunması yasaklanır.

Ameliyat Sonrası İyileşme Süreci

Mide küçültme operasyonlarıyla alakalı olarak en çok merak edilen konulardan biri de; kelepçe takıldıktan sonra iyileşme süresinin ne kadar süreceği ve hastanın ne kadar bir süre sonunda normal hayatına geri dönebileceği konusunda olmaktadır.

Mide kelepçesi ameliyatı ülkemizde son zamanlarda oldukça fazla rağbet gören bir müdahale şekli olmaktadır. Obezite sorununa karşı; hastanın aldığı besin oranının küçülerek hızlı bir şekilde kilo vermesine yardımcı olan mide kelepçesi ameliyatları; ameliyat olduğu gün dahil toplam olarak maksimum üç gün hastanede yatırılarak arkasından taburcu edilmektedir.

Mide kelepçeleri opersyonları kapalı yöntem uygulanarak yapıldığı için hastanın günlük hayatına geri dönme süresi oldukça kısa olmaktadır. Hastanın hastaneden çıktıktan sonra ne kadar çok hareket ederse o kadar kısa sürede sorunsuz bir şekilde günlük yaşantısına dönebilmesine olanak verir. Yatağa bağlanmadan harekete başlayan hastanın operasyon sonrası emboli oluşma riskinin de önüne geçmektedir. 

Bu operasyonlarda hastaya atılan dikişler ise on günde iyileşmeye başlayarak yok olmaktadır.  Hastada bu on gün kaçak olasılığı bulunmaktadır. Bu sebepten ötürü hastanın on gün; herhangi bir şekilde ağır aktivitelerde bulunmaması kendine dikkat etmesi gerekmektedir. Operasyondan sonra hasta ağır bir işte görev yapmıyorsa; mesleğinde fiziksel efor söz konusu değilse yedi gün içinde işine başlayabilir. Mide kelepçesi ameliyatında iyileşme süresi maksimum on gün olmaktadır.

Riski

Mide hacminde daralma oluşturarak yenilen besin oranında azalma sağlanarak hızlı bir kilo kaybı olayının gerçekleşmesine yardımcı olan mide kelepçeleri; günümüzde oldukça yaygınlaşmaya başlamıştır. Her müdahalede olduğu gibi mide kelepçesi taktırma ameliyatında da bir takım riskler oluşmaktadır.  Mide kelepçe ameliyatının oluşması olasılık dahilinde olan risklerini şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Mide kelepçesi takıldıktan sonra herhangi bir şekilde erozyona uğrayarak kıpırdayabilir.
  • Takıldıktan sonra sızıntı oluşturabilir. Buna bağlı olarak hasta yaşamını yitirebilmektedir.
  • Mide spazmları yaşanabilir
  • Reflü oluşmasına zemin hazırlama ihtimali bulunmaktadır.
  • Enfeksiyon oluşma ihtimali bulunmaktadır.
  • Takılan kelepçe vücut mekanizmasında yabancı madde olarak algılanarak kabul edilmeyebilir.
  • Kaybedilen kiloların hızlı olması safra taşlarının oluşmasına sebep olabilmektedir.
  • İnisülin direncinin yükselmesine sebep olabilir.
  • Anestezi ile ilgili sorunlar yaşanabilir.
  • Kanama oluşabilir
  • Midede, yemek borusunda ve çevre organlarda yaralanmalar, enfeksiyonlar ve sorunlar oluşabilir.
  • Ameliyat sonrasında farklı hastalıklar ortaya çıkabilir. Akciğerlerde çökme, karın fıtıkları, aşırı oranda su kayıpları oluşması, kalp kasında genişleme, midede şişmeler ve yaralanmalar, stomada tıkanma oluşma ihtimali olan rahatsızlıklar arasında yer almaktadır.
  • Sabahları uyanıldığında ortaya çıkan baş ağrıları, terlemeler, ağrılar, baş dönmeleri, çarpıntıların oluşması


Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...
Yorum ekle