Gastrik Ülser Belirtileri Tedavisi Beslenmesinde Dikkat Edilecek Noktalar

Gastrik ülser, midenin mukozasında çoğunlukla Helikobakteri Plori tarafından iltihaplanmaya bağlı olarak görülen enfeksiyon hastalığıdır. Tedavisi mümkündür.

Gastrik Ülser ve Belirtileri

Midenin mukozasında meydana gelen, mide asidine karşı dayanıklı olan bakterinin neden olduğu enfeksiyon hastalığıdır. Ülser kelime olarak yara anlamına gelmektedir. Bu yaralar, mide içerisinde olması nedeniyle yemek sonralarında mide rahatsızlıklarına neden olmaktadır. Hastaların beslenmelerini de etkileyen bu ülserler, tedavi edilmediği taktirde kötü sonuçlar doğurabilmektedir. 

Mide ve komşu bölgelerde değişik belirtiler gösteren hastalık için en belirgin belirtiler şöyledir:

  • Mide bulantısı
  • Kusma, kusmukta kan görülmesi
  • Mide yanması ve ekşime
  • Göğüs ve sırt ağrısı
  • İştahsızlık
  • Kusunca rahatlama hissi
  • Kuru öksürük
  • Ağız kokusu, ağza ekşi-acı tat gelmesi

Mide ağrılarını göz ardı etmeyin!

Ağız kokusu ve ağza ekşi, acı tat gelmesi reflü hastalığının yarattığı bir olumsuzluktur. Reflü, mide muhteviyatının yemek borusundan yutağa hatta ağza kadar gelmesi olarak tanımlanabilir. Ağız içerisinde özellikle sabahları yarattığı kötü koku, sosyal izolasyona sebep olabilecek kadar etkilidir. Hastaların gece yatarken ağız bakımını yapsalar dahi sabah bu koku ile karşılaşabilirler. Reflünün gece uykudayken olması, ağza gelen mide içeriğinin solunum yoluna kaçması ile pnömoniye sebep olabilir. 

Hastaların kustuktan sonra rahatlama hisleri, mide içerisindeki besinlerin ve hidroklorik asidin midenin boşalmasından sonra yaraya artık temas etmemesinden dolayıdır. Sürekli kendini rahatlatmak için kusmaya zorlayan hastalarda zamanla yemek borusu sfinkterinde bozulmalara, boğazda asidin oluşturduğu ciddi tahrişlere sebep olmaktadır. Kuru öksürük ise, boğazın kusma ve reflü kaynaklı tahrişi sonrasında meydana gelir. 

Gastrik Ülser Teşhisi ve Tedavisi

Hastalara kesin teşhis koyulabilmesi için öncelikle doktor tarafından hastanın öyküsünün dinlenmesi gerekmektedir. Hasta öyküsünde yukarıdaki belirtilerin bir çoğu var ise mide rahatsızlığı düşünülür ve ileri bir tetkik olan endoskopik inceleme yapılması gerekir. Endoskopik inceleme, hastanın ağız yolundan kamera ve ışık sistemi ile girilerek, yemek borusu, mide içi, midenin son bölümü ve oniki parmak bağırsağının başlangıç noktası incelenebilmektedir. Endoskopik inceleme sırasında anormal oluşumlar kaydedilir, sıvı örneği ya da görülen anormal dokulardan örnekler alınarak incelemeye gönderilir. 

Mide içerisinde görülen gastrik ülser görünümünden alınan biyopsi örneği ve mide sıvı örneğinin incelenmesinde rastlanan bakteriye uygun tedavi başlanır. Bakterilerin yok edilmesinde kullanılan antibiyotiklerin belirlenen dozda ve miktarda kullanılması gerekmektedir. Verilen antibiyotiklerin önerilen şekilde kullanılmaması, bakterinin o antibiyotiğe karşı direnç kazanmasına neden olup, iyileşme sürecini olumsuz etkilemektedir. 

Hastaların yaşadığı mide bulantısı ve kusmasına karşı, kusmayı engelleyici ilaçlar verilebilmektedir. Kusma engelleyici ilaçların kullanılması, yemek borusunun sfinkterinin bozulmasını engelleyecek, hastanın yemeklerden sonra kusma isteğini azaltacaktır. 

Gastrik Ülser

Yara yerine hidroklorik asit ve besin parçalarının değmesi kaynaklı yaşanan ağrıların önüne geçilmesi, yara yerindeki tahribatı azaltmak için hastaya Proton pompası inhibitörleri ve ya H2 reseptör antigonistleri verilmektedir. Aç karnına alınması gereken bu ilaçlar, yemek öncesinde midenin yemekle beraber salgıladığı asidi baskılayacak ve böylece yara yerindeki tahribat engellenmiş olacaktır. Hastaların yemek sonrasında yaşadığı mide ağrılarının giderilmesi için kullanılan ilaçlar genellikle 12 saat etkilidir. Doktorun reçete ettiği şekilde kullanılması, günde 2 defaya kadar kullanılabilirliği vardır. 

Gastrik Ülser Diyeti

Gastrik üser tedavisi yanı sıra hastanın kendisine verilen diyeti de uygulaması gerekmektedir. Asit baskılayıcı ilaçlar kullanılırken bir yandan asit etkili yiyecekler yenilmesi yara yerindeki tahribatı durdurmasına engeldir. Genel anlamda gastrik ülser diyetinde dikkat edilmesi noktalar şöyledir:

  1. Acı, ekşi, baharatlı, yağlı gıdalardan uzak durulması: Acı, besinlerin yapısında bulunan asit kaynaklı dilde hissedilen tat duyusudur. Midenin içindeki yaranın bu besin gruplarıyla karşılaşması, yara yerindeki tahribatı arttıracaktır. Yaranın büyümesi ve derinleşmesi, kanamalara ve midenin delinmesine neden olabilmektedir. Yağlı gıdaların tüketilmesi ise, alınan gıdanın sindirilmesi için ekstradan pepsin ve hidroklorik asit salgılanması anlamına gelir. Bu tür gıdalardan kesinlikle uzak durulması gerekir. 
  2. Asitli, gazlı, kafeinli içecekler tüketilmesi: Taze meyve suyu tüketiminde asit içerek meyvelerin suları yerine nötre yakın içecekler tüketilmesi gerekmektedir. Kafeinli içecekler ise çok tüketiminde mideye zarar veren içeceklerdir. Bu içecekler yerine daha alkali ve / veya nötre yakın içecekler tüketilmesi önerilir. Bunun yanında bol bol sıvı alınması, özellikle günde 2-2.5 litre sıvı tüketilmesi de hastanın yararına olacaktır. 
  3. Çok sıcak ya da çok soğuk yiyecek, içecek tüketilmemesi: Mide mukozasının hassas yapısından dolayı hastaların, besinleri ılık olarak tüketmeleri gerekir. Mukozada oluşmuş yaraya sıcak yada soğuk yiyecek ve içecekler şok etkisi yaparak iyileşme sürecini olumsuz etkileyecektir. 

Mide Sorunlarında Özel Diyet Uygulanmalıdır.

Tedavinin yanı sıra diyetine uyan hastaların iyileşme süreci beklenen sınırlarda tamamlanır. İlaç tedavisine ve diyetine dikkat etmeyen hastalarda ülserler kronikleşebilir, kanamalara midenin delinmesine, kansere kadar gidebilen kötü tablolara neden olabilir. 



Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...
Yorum ekle