Mide Ülseri Belirtileri, Nedenleri, Zararları ve Tedavisi

Mide dokusunda ortaya çıkan yaralar endoskopi ile tanısı konulması sonucunda yaraların komplikasyon yaratmaması için antibiyotik ya da asit dengeleyici ilaçlar kullanması gerekmektedir.

Mide Ülseri

Mide Ülseri Endoskopi Görüntüsü

Mide ülseri mide dokusu üzerinde yaraların oluşması ile isimlendirilmektedir. Halikobakter pilori isimli mikrop sonucunda ortaya çıkacağı gibi, sıklıkla gastrit hastalığı yaşamakta olan kişilerin tedavisini aksatması, beslenmesine dikkat etmemesi ve yoğun stres altında kalmaları durumunda da mide dokusu üzerinde yaralar meydana gelerek doku kaybına neden olacaktır. Bazı hastaların onikiparmak bağırsaklarında da mide suyu sonucunda ya da pepsin sıvısı nedeniyle meydana gelebilir. Her yaşta insanı etkileyecek olan ülser daha çoğunlukta 60 yaş üzerinde olan ve mide mukozasında zayıflamış olan kadınlarda daha çok görülmektedir. Mide ülserleri 3 mm ya da 5 santim büyüklüğünde oluşabilirler.

Hastanın beslenmesine dikkat etmemesi, sağlıksız gıdalar tüketmesi, sürekli olarak kafein, çay ya da kola gibi içecekler içmesi, sık sık alkol tüketmesi ve sigara kullanması da ülser oluşumunda etkili olmaktadır. Ayrıca kişilerin yaşamakta olduğu yoğun stres sonucunda da ortaya çıkabilecek bir hastalık olmaktadır.

Mide ülseri meydana gelmesi ile birlikte hastanın beslenmesine çok dikkat etmesi gerekmektedir. Patates suyu ya da zencefil çayı gibi ülserin semptomlarına iyi gelen bitkiler kullanması semptomları azaltacaktır.

Mide Ülseri Belirtileri

Ülser tanısı konulması durumunda hastaların kronik olarak bu hastalığı ömür boyu yaşayacak oldukları unutulmamalıdır. Hastalığın daha çok belirtilerinin stres ya da yeterli beslenememesi durumunda şiddetli olarak ortaya çıkmaktadır. Ülser hastalığının en büyük belirtileri arasında karın bölgesinin üst kısmında göğse vuran yanma ve şiddetli olan ağrıdır. Bu ağrılar özellikle de kişilerin gece uykusundan uyanmasına neden olacak kadar şiddetli olabilir. Ayrıca hastalığın diğer belirtileri de şunlardır:

  • Midede ağrı;
  • Mide bulantısı ve kusma;
  • Kusma sonrasında hasta rahatlar;
  • İştahsızlık;
  • Ani kilo kaybı;
  • Şişkinlik hissi;
  • Halsizlik;
  • İshal ya da kabızlık;
  • Bağırsak gazı;
  • Sindirim sorunları;
  • Yorgunluk;
  • Solunum sıkıntısı;
  • Ağza acı su gelmesi.

Hastalığın oluşması ile birlikte kişilerin semptomların şiddetlenmemesi için ve hastalığın ilerlememesi için doktorlarından gerekli bilgiyi almaları gerekiyor. Bu hastaların stres, çevresel faktörler ve beslenmesinde değişiklik yapması sonucunda semptomları tetiklenmeyecektir.

Bazı hastaların mide dokusunda oluşan yaraların zaman içerisinde stres gibi nedenlerden dolayı kanaması görülmektedir. Kanama meydana gelmesi ile birlikte yukarıda yazmış olduğumuz belirtilerin daha da şiddetlenecek olması ve kusma sonucunda kan gelecektir. Ayrıca hastaların dışkısı da koyu renkte ve kanamalı olacaktır.

Mide Ülseri Nedenleri

Mide ülserinin oluşması ile birlikte duoedenum ülseri de gelişmektedir. Midenin sürekli olarak bir yandan sindirim sağlarken kendisini de korumaktadır. Hücrelerin yenilenmesi sonucunda sindirimde etkili olan mide asit mide mukozasına zarar vermeyecektir. Fakat mide kendisini koruyamaz hale geldiği zaman ve asit miktarında artış ortaya çıkması ile birlikte sindirim sistemi oldukça etkilenecektir. Mide dokusunda yaraların meydana gelmesinde inceleme yapılması sonucunda en çok helikobakter pilori isimli bir mikrobun neden olduğu görülmektedir. Ayrıca şu gibi durumlarda da kişilerde mide ülseri meydana gelebilir:

  • Düzensiz beslenme;
  • Yorgunluk;
  • Stres;
  • Hijyene önem verilmemesi;
  • Çok yemek yemek;
  • Alkol kullanımı;
  • Fazla tuz kullanmak;
  • Uzun süre aç kalmak;
  • Genetik faktörler;
  • Uykusuzluk.

Ayrıca hastalığın oluşmasında etkili olan durumlardan bazıları da kullanılmakta olan kimyasal ilaçlarda etkili olmaktadır. Çevre kirliliği, aç karnına siyah çay ya da kafein tüketiminin fazla olması gibi nedenlerde hastalığın gelişiminde etkili olmaktadır.

Mide Ülseri Zararları

Mide ya da onikiparmak bağırsaklarında ülser gelişimi ile birlikte hastalarda sebepleri yok edilmemesi durumunda hastanın yaralarında kanama meydana gelebilir. Bu kanama endoskopi yöntemi ile durdurulmaması sonucunda hastanın şoka girmesine neden olacak kadar ciddi sorunlar doğuracaktır.

Hastanın kesin olarak tedavisini yapmaması ve ülser hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması durumunda onikiparmak bağırsağında ya da mide dokusunda meydana gelen ülser sonucunda delinme meydana gelebilir. Bu durumda bağırsakta bulunan her şey karın içerisine akacaktır. Bu durum ciddi durumların ortaya çıkmasına neden olacaktır. Akut bir şekilde aniden karın ağrısı oluşmasına neden olur.

Mide ve onikiparmak bağırsağının tam olarak birleştiği kısımda ortaya çıkacak olan deformasyon sonucunda darlık oluşacaktır. Bu darlık ile birlikte tıkanma meydana gelebilir.

Hastalığın gelişimi ile birlikte doktor tarafından önerilen ilaçlar ve tavsiyelere uyulmaması sonucunda ülser sebepleri ortadan kaldırılmaması sonucunda mide ya da onikiparmak kanseri oluşması söz konusu olabilir.

Mide Ülseri Tedavisi

Semptomların gelişmesi ile birlikte hastanın ilk olarak dahiliye bölümü ülser hastalığı ve diğer mide hastalığına bakar. Bu nedenle de dahiliye doktoruna gidilir. Şikayetlerinizi değerlendiren doktor tarafından hastalığın tanısının tam olarak konulabilmesi için ilk olarak neden olan helikobakter pilori isimli bakterinin olup olmadığını anlamak için kan tahlili isteyecektir.

Bunun dışında hastaların en iyi tanı koyma yöntemi olarak endoskopi yöntemi günümüzde kullanılmaktadır.

Hastalığın tedavisini mutlaka uzman hekim tarafından yapılması gerekmektedir. Yapılacak kan tahlilinde ya da endoskopi yöntemi ile mide dokusundan parça alınması ile birlikte helikobakter pilori isimli mikrop sebebi ile ülser oluşması durumunda bu bakterinin mide suyu ile çoğalarak yaraların daha da çok çoğalmasına neden olmaması için antibiyotik tedavisi uygulanacaktır. Antibiyotik tedavisi 7 ile 10 gün arasında değişen bir süre ile hastanın antibiyotik kullanması gerekmektedir.

Mide asit oranı çok yüksek olduğunda kişilerin yaralarının etkilenmesi ve kanama gibi durumlar ortaya çıkabilir. Endoskopi ile yapılan tanı koyma işleminde bu görüntülenecektir. Hastanın mide asit miktarını baskılayacak ilaçlar reçete edilmelidir. H2 reseptör blokerleri grubunda olan ilaçlar ve proton pompa inhibitörleri isimli ilaçlar hastalara verilmeli ve doktor tarafından söylenen tavsiyelere hastanın mutlaka uyması gerekmektedir.

Çoğu hastada meydana gelen mide ya da onikiparmak bağırsağında oluşan ülser ilaçlar ve hastanın yaşam tarzında yapacak olduğu değişiklikler sonucunda kesin olarak iyileşmektedir. Fakat bazı hastalarda kesin olarak iyileşme olmadığından son olarak yapılacak endoskopi görüntülemesinde hastalığın artması ve zarar vermesi sonucunda cerrahi müdahale gerekebilir.

Cerrahi müdahale dahiliye doktoru tarafından tedavisi ilk olarak uygulanan ama iyileşme belirtileri olmaması sonucunda genel cerrah tarafından hasta ameliyat edilecektir. Cerrahi müdahale sırasında hastanın vagus sinirinin kesilmesi ile birlikte mide suyu ve pepsin salgısının engellenmesi için yapılacaktır. Bazı hastalarda ise kanama ya da tıkanma gibi sorunlar ile karşılaşması sonucunda da ameliyat olması gerekmektedir. Hastalığın tam olarak kesin olarak iyileşme belirtileri göstermesi için 10 yıl gibi bir zamana hastanın ihtiyacı olacaktır.



Kullanıcı Yorumları ve Oyları

1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (Sizin oyunuz ilk olsun)
Loading...
Yorum ekle