Mide Mikrobu Ağız Kokusu Yapar mı?

Dünyada en yaygın bakteri olarak bilinen mide mikrobunun (Helicobacter pylori) zararlarını, doğal tedavi yöntemlerini ve korunma yollarını yazımızda bulabilirsiniz.

Halk arasında mide mikrobu olarak bilinen Helicobacter pylori, mide iç duvarına tutunarak yaşayan ve mide asidinden kendini koruyarak ülser ile gastrite yol açan bir bakteridir.  Uzun yıllar içerisinde tanı konulup tedavi edilmediğinde çeşitli sindirim sistemi kanserlerine yol açabilecek kadar tehlikelidir. Bulaşma coğrafyasına bakıldığında genellikle düşük sosyoekonomik yerleşimlerde, kalabalık yaşam alanlarında ve su kalitesi düşük yerlerde kendini göstermektedir.

Mide Mikrobu Ağız Kokusu Yapar Mı

Mide mikrobunun üreme ve yaşam alanı sindirim sistemi olduğu için, sindirim sistemi hastalıklarından dolayı ağız kokusuna yol açmaktadır. Mikrobun neden olduğu ülser ve özellikle gastrit hastalıklarında ağız kokusu sık görülen bir belirtidir. Bu ağız kokusu özellikle geğirme sonrasında yoğunlaşmakta ve hasta açısından da rahatsız edici bir hal almaktadır.

Mikrobun bulaşma yolları sıklıkla ağız yoluyla olmaktadır. Dışkıdan, su ve yiyeceklerden bulaşabilmektedir. Tükürükle de bulaşabilmesi nedeniyle kişisel temizlik malzemeleri paylaşılmamalıdır. Genel anlamda korunma yollarının en önemlisi el ve vücut hijyenine dikkat etmektir. 

Helicobacter pylori

Mikrop vücuda dahil olduğunda midede yanma, şişkinlik, aşırı gaz gibi belirtiler gözlenir. Bu aşamada ağız kokusu da belirgin bir hal alır. Ancak sadece ağız kokusu teşhis için yeterli değildir. Ağızda bulunan çürük dişler veya diğer sindirim sistemi hastalıkları da ağız kokusuna neden olabilmektedir. Tanı konulabilmesi için en güvenilir yol tahlil ve kültür testleridir. Üre soluk testi de (üfleme testi) mikrobun enfekte olduğunun görülebilmesi açısından sık kullanılmaktadır. Tanı konulamadığı durumlarda kesin karar için endoskopi ile biyopsi yapılarak teşhis kesinleştirilmektedir.

Mide Mikrobu Belirtileri

Hazımsızlık ve mide yanması başlıca belirtilerdendir. Mikrop vücuda enfekte olduğunda reflü de sık görülmektedir. Ancak çoğu hastalarda sindirim sistemine dair herhangi bir belirti ve şikayet görülmemektedir. Bu durumda da ancak bazı testler ve endoskopi ile teşhis konulabilmektedir. Belirti göstermemesi genellikle hastalıkların ilerleyen aşamalarında mikrobun teşhisine imkan sağladığından, tedavi için uzun bir süreç gerekebilmektedir. Bu nedenden ötürü rutin kontroller ve checkup yaptırmak teşhis açısından önem arz etmektedir. Genel olarak yaygın belirtileri sıralayacak olursak;

  • Midede şişkinlik ve aşırı geğirme
  • Midenin üst bölgesinde ağrı (genel ağrı da sık görülmektedir)
  • İştahta azalma, az yemekle doyma hissi
  • Dışkının simsiyah olması
  • Yorgun uyanma ve gün boyu devam eden yorgunluk hissi
  • Küçük yaşlarda görülmesi sebebiyle çocuklarda kansızlığa neden olabilmektedir. Tek başına belirleyici olmasa da kansızlık da görülebilen belirtilerdendir.
  • Tanı konulmamış ilerleyen vakalarda mide kanamaları da görülebilmektedir. 

Mide Mikrobu Nasıl Tedavi Edilir

Mikrobun enfeksiyona sebebiyet vermesi nedeniyle tedavide antibiyotik kullanılmaktadır. Enfeksiyonun giderilmesi esnasında birden fazla antibiyotik ile tedavi uygulanabilmektedir. Enfeksiyonun giderilmesi esnasında mide sıvısının da kontrolü için yardımcı ilaçlar verilebilmektedir. Bu ilaçlar asidin dengede tutulmasına yardımcı olarak tedavinin başarısını yükseltmektedir. Tedavi yaklaşık olarak 30 gün sürmektedir. Bu süre içerisinde antibiyotik bağışıklığı oluşursa, enfeksiyon tekrarlamaktadır. Bu gibi durumlarda daha farklı ve yoğun tedaviye ihtiyaç duyulmaktadır.

Mikrobun enfekte olması nedeniyle gastrit ve ülsere yakalanan hastalarda enfeksiyonun giderilmesi neticesinde bu hastalıklar da kalıcı olarak tedavi edilmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki, gastrit ve ülserin sebebi her zaman mikrobik olmamaktadır. Enfeksiyonun giderilmesi sonrasında devam eden rahatsızlıklar için ayrı tedavi yöntemleri uygulanmalıdır. Mikrobun bulaştığı hastalar alkol ve tütün  kullanımından kaçınmalı, asitli gıdalar tüketmemelidir.

Yapılan klinik çalışmalar ile yakın zamanda koruyucu nitelikte aşı üretilmesi  planlanmaktadır. Aşı, koruyucu etki göstererek, mikrobun olası bulaşma risklerini en aza indirgeyecektir.

Mide Mikrobu Doğal Tedavisi

Doğal yollarla mide mikrobunun yol açtığı enfeksiyonun giderilmesi mümkündür. Brokoli, lahana, kekik yağı ve zerdeçal gibi bitkiler mikrop öldürücü özellikleri nedeniyle bitkisel kürlerde sıklıkla kullanılmaktadır. Lahana ve brokolinin haşlanmasıyla elde edilen su, mikropları gidermenin yanında, bağışıklığı da güçlendirerek hastalıklara yakalanma riskini en aza indirmektedir.

Mikrop nedeniyle oluşan enfeksiyonun giderilmesine yardımcı olarak diyet de yapılmalıdır. Yapılacak olan diyet koruyucu bitkileri kapsamalıdır. Baharat kullanımına dikkat edilmelidir. Örneğin pulbiber tüketimi gastrit ve ülser hastaları için tamamıyla yasaktır. Diyetisyen tavsiyesiyle oluşturabileceğiniz diyet listesiyle hastalığın tedavisi esnasında oluşabilecek ağrı ve diğer semptomların önüne geçebilirsiniz.



1 yıldız2 yıldız3 yıldız4 yıldız5 yıldız (1 votes, average: 5,00 out of 5)
Loading...
Yorum ekle